Uzaktaki çocuk....
özledim seni, kardeşim gibi, dostum gibi...
en kıymetlim gibi...
//öz kardeşim kıskansa yeridir hani:)
cabuk gelmesen de rüyalarımda bekliyorum sanırım.
sorun değil aynı fizikseli paylaşmak, sanal ortamlarda da saf duygular barındırabilir insanoğlu // eğer bilirse hissetmeyi...
beynim gün sonu raporu veriyor, günün sonu gelmiyor..
bir gün tüm soru işaretlerinin kıçına tekmeyi bastığında yanında olacak bu kız...
ortalıkta ol evlat:)
Wednesday, July 23, 2008
Tuesday, July 22, 2008
Sunday, July 20, 2008
ciya this day or another...
What if you slept
And what if
In your sleep
You dreamed
And what if
In your dream
You went to heaven
And there plucked a strange and beautiful flower
And what if
When you awoke
You had that flower in you hand
Ah, what then?
S.T. Coleridge
And what if
In your sleep
You dreamed
And what if
In your dream
You went to heaven
And there plucked a strange and beautiful flower
And what if
When you awoke
You had that flower in you hand
Ah, what then?
S.T. Coleridge
Wednesday, July 16, 2008
uyudum
Elimde kalemim...
insanlar çizdim, yollar çizdim....
silüetimin kenar çizgilerinden geçtim tekrar tekrar yagmurda akmasın diye.
silgim düşmüş silemedim istemediklerimi. parmagıma tükürdüm işe yarar diye, bombok oldu.
çizgilerin üzerini karaladım yeni bir evren doğurdum kağıda...
kalemimkağıda battı.
//sonra sıkıldım ışıkları kapattım, battaniyemin altından kendi dünyama açıldım...
görmeden yazdım boşluğa. bunlar çıktı elimden.
uyudum sonra gecem çökünce göz kapaklarımın perdesine.
uyudum uyanmak istemeden...
insanlar çizdim, yollar çizdim....
silüetimin kenar çizgilerinden geçtim tekrar tekrar yagmurda akmasın diye.
silgim düşmüş silemedim istemediklerimi. parmagıma tükürdüm işe yarar diye, bombok oldu.
çizgilerin üzerini karaladım yeni bir evren doğurdum kağıda...
kalemimkağıda battı.
//sonra sıkıldım ışıkları kapattım, battaniyemin altından kendi dünyama açıldım...
görmeden yazdım boşluğa. bunlar çıktı elimden.
uyudum sonra gecem çökünce göz kapaklarımın perdesine.
uyudum uyanmak istemeden...
Friday, July 4, 2008
rutinin dayanıl-maz hafifliği
Her heyecan, sonunu bir rutin sıkılışa bırakmaya mahkum olduğunu bilir aslında.
yenilik güzeldir, değişiklik tatlıdır evet ama sonunda rutine bağlandı mı herşey hiç durmadan kaçmak lazım. yapabiliyor muyum?....
birazı için evet birazı için hayır.
kimseyi kandırmayalım.
yeni hayatlar, yeni insanlar, yeni yerler, yeni kokular, renkler belki de masada duran yeni bir fincan, yeni bir diş fırçası...
herşeyin yenisi kendine has bir haz verirken giderek bir yorgunluğun kollarına bırakır kendini...
-abi işimi değiştiremeye karar verdim buranın havası bozuldu.
--değiştir abi be yenilik iyidir, kendine gelirsin.
ama en sonunda o yeni de eskir, diğeri de eskir, bir diğeri de.
her mekanik oluşum bir gün bozulacaktır.
her yeni başlangıç yerini rutini yaşamanın dayanılmaz lüksüne bırakır.
evet rutin lükstür, çünkü alışmışlık, hakimiyet vardır özünde.
insanın organlarının patlayacak gibi olması,
bu lüks rutinin dayanılmaz hafifliğinin, dayanılmaz bir yüke dönüştüğü zamana denk gelir.
değişiklik güzeldir, her yenisini kovalarken yaşlandığını bile farketmez insan.
her güzel yeni de yaşlanmaya mecburdur en sonunda.
// ama yine de güzeldir.
yenilik güzeldir, değişiklik tatlıdır evet ama sonunda rutine bağlandı mı herşey hiç durmadan kaçmak lazım. yapabiliyor muyum?....
birazı için evet birazı için hayır.
kimseyi kandırmayalım.
yeni hayatlar, yeni insanlar, yeni yerler, yeni kokular, renkler belki de masada duran yeni bir fincan, yeni bir diş fırçası...
herşeyin yenisi kendine has bir haz verirken giderek bir yorgunluğun kollarına bırakır kendini...
-abi işimi değiştiremeye karar verdim buranın havası bozuldu.
--değiştir abi be yenilik iyidir, kendine gelirsin.
ama en sonunda o yeni de eskir, diğeri de eskir, bir diğeri de.
her mekanik oluşum bir gün bozulacaktır.
her yeni başlangıç yerini rutini yaşamanın dayanılmaz lüksüne bırakır.
evet rutin lükstür, çünkü alışmışlık, hakimiyet vardır özünde.
insanın organlarının patlayacak gibi olması,
bu lüks rutinin dayanılmaz hafifliğinin, dayanılmaz bir yüke dönüştüğü zamana denk gelir.
değişiklik güzeldir, her yenisini kovalarken yaşlandığını bile farketmez insan.
her güzel yeni de yaşlanmaya mecburdur en sonunda.
// ama yine de güzeldir.
Subscribe to:
Posts (Atom)
